
Post modern, kelime anlamıyla modernizm sonrası demektir; mimaride ve iç mekânda modernizmin sade, süssüz ve kurallı çizgisine tepki olarak 1960'larda doğan, 1970-80'lerde yaygınlaşan bir akımı anlatır. Postmodern mimari ve postmodern mobilya; cesur renkleri, abartılı geometrik formları, tarihi süslemelere esprili göndermeleri ve birbirine uymayan parçaları bilinçli olarak bir araya getirmesiyle tanınır. Evde uygulamanın sırrı, bu zıtlıkları rastgele değil belirli bir düzen içinde kurmaktır.
Bu rehberde post modern ne demek sorusunu kısaca açıklıyor, postmodern mimarinin temel özelliklerini anlatıyor, ardından bu tarzı bir eve nasıl taşıyabileceğinizi renk, form, mobilya ve aksesuar başlıklarıyla adım adım ele alıyoruz. Yazının ortasında modern, postmodern ve çağdaş tarzı yan yana koyan bir karşılaştırma tablosu da bulacaksınız.
Post Modern Ne Demek? Kısa Tanım
Post kelimesi sonra anlamına gelir; postmodern de modern sonrası olarak çevrilebilir. Ancak burada sonra sözcüğü yalnızca zamanı değil, bir karşı çıkışı da anlatır. Modernizm yirminci yüzyılın ilk yarısında işlevi öne alan, süsü gereksiz gören, beyaz duvarlar, düz çatılar, cam ve çelikle tanımlanan bir tasarım anlayışıdır. Az çoktur fikri bu anlayışın özetidir.
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra bu kurallı dil dünyanın her yerinde birbirine benzeyen yapılar üretmeye başlayınca bazı mimar ve tasarımcılar bunu tekdüze ve soğuk buldu. Postmodernizm bu eleştiriden doğdu: Az, sıkıcıdır diyen bu yaklaşım süsü, rengi, tarihi ve mizahı yeniden tasarımın içine aldı. Kısacası postmodern tarz, modernizmin kurallarını bilen ama onları bilerek bozan bir tarzdır.
Felsefe ve edebiyatta da postmodernizm kavramı kullanılır; orada tek bir doğru anlatı yerine çoklu bakış açılarını savunan bir düşünce iklimini anlatır. Ev dekorasyonu açısından bize gereken kısım ise mimari ve tasarım tarafıdır.
Postmodern Mimari Nedir, Nasıl Ortaya Çıktı?
Postmodern mimari, 1960'larda kuramsal olarak tartışılmaya başlanmış, 1970'ler ve 1980'lerde binalarda görünür hale gelmiştir. Modernist yapıların dünyanın her şehrinde aynı cam kutulara dönüşmesine karşı, postmodern mimarlar binaya yeniden kimlik, yerel hafıza ve anlatı kazandırmak istedi. Bu dönemde Robert Venturi gibi mimarlar modernizmin katılığını eleştiren yazılar ve yapılarla akımın düşünsel zeminini oluşturdu.
İç mimaride ve mobilyada ise 1980'lerin başında Milano'da kurulan Memphis grubu postmodern tasarımın en tanınan yüzü oldu. Laminat yüzeyler, şeker renkleri, zikzak ve benekli desenler, oyuncak gibi görünen ama kullanışlı mobilyalar bu grubun kimliğiydi. Bugün postmodern mobilya denince akla gelen görsel dilin önemli kısmı bu döneme dayanır.
Postmodern Mimarinin Temel Özellikleri
- Tarihe gönderme: Klasik sütun, alınlık, kemer gibi öğeler kullanılır ama birebir kopyalanmaz; büyütülür, sadeleştirilir ya da renklendirilir.
- Çift kodlama: Yapı hem uzmana hem sokaktaki insana farklı düzeylerde bir şey anlatır. Bir cephe hem tarihi bir motife göndermedir hem de düz bir şakadır.
- Renk ve doku cesareti: Pastel pembe, turkuaz, sarı, terrakota gibi renkler cephede ve iç mekânda birlikte kullanılır.
- Abartılı ölçek: Gereğinden büyük kapılar, dev şömineler, işlevi olmayan bacalar ya da hiçbir yere çıkmayan merdivenler bilinçli bir oyun olarak tasarlanır.
- Geometrinin oyunu: Daire, üçgen, kare ve silindir gibi temel formlar keskin hatlarla, çoğu zaman beklenmedik bir yerde bir araya gelir.
- Mizah ve ironi: Tasarım kendini çok ciddiye almaz; ziyaretçiyi gülümsetecek bir detay mutlaka vardır.
Postmodern İç Mimari: Evde Nasıl Görünür?
Postmodern iç mimari, evin her köşesini bir sahneye çevirmez; doğru uygulandığında belirli odak noktalarında cesur, geri kalan alanlarda ise sakin bir zemin kurar. Uyumsuzluğun içinde uyumu yakalamak bu tarzın özüdür. Örneğin her köşesi modern çizgide döşenmiş bir salona taşlı ve parlak bir avize eklendiğinde, o avize tek başına farkını koyar ama bütüne bakıldığında diğer parçalarla aynı oyunu oynuyor görünmelidir.
Bu tarzda kırmızı ile turuncu aynı mekânda olmaz diye bir kural yoktur; ancak her renk kendi alanını tanımlı biçimde korumalı, birbirine karışıp çamurlaşmamalıdır. Kırmızı kırmızılığını, turuncu turunculuğunu kaybetmeden yerini almalıdır. Postmodern ev dekorasyonu bu yüzden göründüğü kadar kolay değildir; detay ve ölçü ister.
Mimari Müdahaleler
Bir evi baştan postmodern çizgide kurmak isteyenler mimari öğelerden başlayabilir. Kemerli bir kapı boşluğu, yarım daire biçiminde bir niş, salonda dekoratif bir sütun ya da tek bir duvarı kaplayan geometrik bir alçı rölyef bu tarzın en güçlü işaretleridir. Tek atımlık bir hakkınız varsa büyük ölçekli bir şömine yüzü, işlevi olmayan dekoratif bir baca ya da hiçbir yere çıkmayan kısa bir merdiven heykeli gibi cesur bir öğe seçebilirsiniz. Kiracıysanız bu etkiyi boyayla yaratmak da mümkündür: Duvara boyanmış bir yay ya da kemer silüeti tadilat yapmadan aynı göndermeyi yapar.
Postmodern Evde Renk Kullanımı
Postmodern tarzın en belirgin özelliği düzenli renk karmaşasıdır. Modernizmin risk almayan beyaz-gri-siyah paletinin tersine burada birbirine zıt renkler bilinçli olarak yan yana gelir. Bu renkli dünyayı eve taşımanın en kolay yolu basit bir sistem kurmaktır.
- Bir zemin rengi seçin: Toz pembe, açık şeftali, nane yeşili ya da kirli beyaz gibi yumuşak bir ton duvarlarda arka plan olur. Toz pembe duvar, yeşil bir oturma grubu için harika bir fon oluşturur.
- İki ana vurgu rengi belirleyin: Mavi ve sarı, yeşil ve pembe ya da bordo ve turkuaz gibi güçlü bir ikili seçin. Bu renkler koltuk, sehpa, puf gibi büyük parçalarda kullanılır.
- Bir sürpriz rengi ekleyin: Turuncu, mor ya da neon tonlu küçük bir yüzey (bir lamba, bir vazo, bir kırlent) dengeyi bozar ve tarzın oyunbazlığını tamamlar.
- Siyah-beyaz deseni bağlayıcı yapın: Damalı zemin, siyah benekli bir halı ya da çizgili bir kumaş tüm renkleri bir arada tutan grafik bir çerçeve kurar.
Renk oranında 60-30-10 yaklaşımı burada da işe yarar: Yüzde 60 zemin rengi, yüzde 30 ana vurgular, yüzde 10 sürpriz ve desen. Hangi tonların birbirini taşıdığını görmek için ev dekorasyonunda renk uyumu rehberimiz iyi bir başlangıç noktasıdır.
Modern, Postmodern ve Çağdaş Tarz Karşılaştırması
Bu üç kavram günlük dilde sık karıştırılır. Modern, belirli bir tarihsel akımı; çağdaş ise bugün ne moda ise onu anlatır. Postmodern ise modernizme verilmiş belirli bir cevaptır. Aradaki farkı tek bakışta görmek için aşağıdaki tabloya göz atın:
| Özellik | Modern | Postmodern | Çağdaş (Contemporary) |
|---|---|---|---|
| Dönem | 20. yüzyılın ilk yarısı ve ortası | 1960'lardan 1990'lara | Bugün, sürekli değişir |
| Temel fikir | Form işlevi izler, süs gereksiz | Süs, tarih ve mizah geri döner | Güncel yaşama uyum, karışık etkiler |
| Renk | Beyaz, gri, siyah, ana renk vurgusu | Pastel ve canlı renkler bir arada | Nötr zemin, dönemin trend renkleri |
| Form | Düz çizgi, dik açı, yalın hacim | Abartılı geometri, kemer, sütun | Yumuşak kavisler ve temiz hatlar |
| Malzeme | Çelik, cam, beton, ahşap | Renkli laminat, terrazzo, plastik, mermer taklidi | Doğal ahşap, keten, taş, mat metal |
| Mobilya | İnce metal ayaklı, sade gövdeli | Heykelsi, oyuncak gibi, desenli | Alçak, rahat, modüler |
| Genel his | Düzenli, ciddi, serin | Neşeli, cesur, şaşırtıcı | Rahat, dengeli, sakin |
Pratikte bugün birçok ev çağdaş bir zemin üzerine birkaç postmodern parça ekleyerek kurulur. Bu yaklaşım hem uygulaması kolay hem de uzun vadede yorucu olmayan bir sonuç verir. Evinizin bugünkü modern düzenini korumak istiyorsanız modern ev döşeme için pratik yöntemler yazımız ile bu rehberi birlikte okuyabilirsiniz.
Postmodern Mobilya: Hangi Parçalar, Nasıl Seçilir?
Postmodern mobilya, işlevini koruyan ama görüntüsüyle bir heykel gibi davranan parçalardan oluşur. Seçim yaparken her parçanın odada bir rol üstlenmesine dikkat edin; her şeyin aynı anda bağırdığı bir oda bu tarzın değil, dağınıklığın görüntüsüdür.
Koltuk ve Oturma Grubu
Birbirine zıt renklerle döşenmiş bir koltuk takımı bu akım için cesur ve doğru bir karardır. Mavi, pembe, bordo ve yeşil gibi renklerin doğru oranda dağıtıldığı bir takım, ya da düz renkli bir kanepenin yanına desenli iki berjer düşünebilirsiniz. Mevcut avangart bir tekli koltuğunuz varsa iskeletini dahil olmak üzere canlı bir renge boyatıp rengarenk, desenli bir kumaşla kaplatmak onu postmodern bir parçaya dönüştürür. Varaklı ahşap detaylar pembe ya da maviye boyandığında klasik bir parça bile esprili bir kimlik kazanır. Kanepe için yaklaşık 200-240 cm genişlik standart bir salona uyar; berjerlerde 70-80 cm genişlik ve 40-45 cm oturma yüksekliği rahat bir ölçüdür.
Sehpa ve Masalar
Kesin hatlı geometrik formlar bu akımın belirleyici özelliklerindendir. Silindir bir ayağın üzerine oturtulmuş dikdörtgen bir tabla, yuvarlak bir taban üzerine sabitlenmiş üçgen bir üst ya da sarı, yeşil, turuncu gibi canlı renkleri bir arada taşıyan bir sehpa tam olarak bu ailenin üyesidir. Terrazzo ya da desenli laminat yüzeyler de postmodern sehpalarda sık kullanılır. Orta sehpa için kanepe uzunluğunun yaklaşık üçte ikisi kadar bir genişlik ve oturma yüksekliğine yakın 40-45 cm bir yükseklik dengeli durur.
Puf, Sandalye ve Küçük Oturaklar
Farklı geometrik formlarda pufler, oturma köşesinde hiç alakasızmış gibi duran tel sandalyeler ya da her biri başka renkte yemek sandalyeleri postmodern akımda rahatlıkla yer alır. Silindir, küp ve yarım küre biçimli puflerin bir arada kullanılması bu tarzın oyunbaz tarafını öne çıkarır. Doğru boyut ve yerleşim için salon için puf seçimi rehberimize bakabilirsiniz.
Depolama ve Raflar
Kitaplık ve raflarda asimetrik bölmeler, farklı renklere boyanmış kutular ya da merdiven gibi kademeli raflar postmodern bir etki yaratır. Raf derinliğini 30-35 cm aralığında tutarsanız hem kitap hem dekoratif obje rahatça yerleşir.
Aksesuar ve Duvar Dekorasyonu
Postmodern ev dekorasyonunda aksesuarlar, büyük mobilyaların kurduğu dili tamamlayan noktalama işaretleri gibidir.
- Tablolar: Duvarlarınızı rengarenk, grafik tablolarla süsleyebilirsiniz. Mekâna yedirdikten sonra bilinçli olarak hafif eğik asılmış tablolar ya da duvara çekilmiş eğimli şeritler kullanmaktan çekinmeyin.
- Aydınlatma: Heykel gibi duran bir lambader, geometrik parçalardan oluşan bir masa lambası ya da modern bir salonda tek başına parlayan taşlı bir avize odanın odak noktası olabilir.
- Aynalar: Yay, bulut ya da düzensiz formlu çerçevesiz aynalar hem ışığı çoğaltır hem de tarzın kavisli dilini taşır.
- Vazo ve objeler: Silindir, koni ve küre formlu renkli seramikler; sütun biçimli kaideler ve mermer görünümlü küçük objeler.
- Tekstil: Zikzak, benek, dama ve dalga desenli kırlentler, siyah-beyaz grafik halılar.
Postmodernin kardeşi sayılabilecek bir diğer cesur tarz da geometriyi lüks malzemeyle buluşturan art deco akımıdır. İki tarzın farkını görmek isterseniz art deco dekorasyon rehberimizi okuyabilirsiniz; art deco daha simetrik ve gösterişli, postmodern ise daha esprili ve kuralsızdır.
Oda Oda Postmodern Uygulama Önerileri
Salon
Salon bu tarzın en rahat uygulandığı alandır. Toz pembe ya da nane yeşili bir duvar, önünde koyu yeşil ya da lacivert bir kanepe, karşısında iki farklı renkte berjer ve ortada geometrik bir sehpa güçlü bir başlangıç kurar. Tek bir duvara kemer silüeti ya da büyük bir grafik tablo eklemek yeterlidir; dört duvarın da bağırmasına gerek yoktur.
Yemek Alanı
Yuvarlak ya da oval bir masa etrafında her biri başka renkte sandalyeler, masanın üzerinde ise heykelsi bir sarkıt lamba postmodern bir yemek köşesi oluşturur. Terrazzo ya da desenli bir masa üstü de bu alanda iyi sonuç verir.
Yatak Odası
Yatak odası dinlenme alanı olduğu için renk yoğunluğunu düşürmek gerekir. Pastel bir zemin üzerinde kemer formlu bir yatak başlığı, farklı renkte iki komodin ve geometrik bir okuma lambası yeterli postmodern dokunuşu sağlar.
Çalışma Köşesi ve Antre
Küçük alanlar deneme yapmak için idealdir. Antrede yay formlu bir ayna ve renkli bir konsol, çalışma köşesinde ise sarı bir masa ile mavi bir sandalye tarzı riske girmeden denemenizi sağlar.
Postmodern Tarzı Uygularken Yapılan Hatalar
- Her şeyi aynı anda cesur yapmak: Duvar, zemin, koltuk ve aksesuar aynı yoğunlukta renkli olursa göz dinlenecek yer bulamaz. Mutlaka sakin bir zemin bırakın.
- Renkleri birbirine karıştırmak: Zıt renkler yan yana durmalı ama sınırları belli olmalıdır. Aynı yüzeyde üç dört rengin iç içe geçmesi bulanık bir görüntü verir.
- Ölçeği kaçırmak: Abartılı bir parça küçük bir odada tüm alanı yutabilir. Büyük heykelsi parçaları geniş odalara, küçük oyunbaz objeleri dar alanlara ayırın.
- İşlevi unutmak: Postmodern mobilya oyuncak gibi görünebilir ama oturulduğunda rahat, kullanıldığında sağlam olmalıdır. Satın almadan önce oturma derinliğine ve yüksekliğine mutlaka bakın.
- Tarzı tamamen taklit etmek: 1980'lerden bir dergi sayfasını birebir kopyalamak yerine bugünkü yaşamınıza uyan birkaç güçlü parçayla tarzı yorumlamak daha kalıcı bir sonuç verir.
Kısacası post modern tasarımı uygulamak hem çok basit hem de detay isteyen bir iştir. Zıtlıklarla dolu ama karmaşaya düşmeyen bir mekân kurduğunuzda bu tarzın neşesini her gün yaşayabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Post modern ne demek?
Post modern, modernizm sonrası anlamına gelir. Mimaride ve tasarımda modernizmin süssüz ve kurallı yaklaşımına tepki olarak 1960'larda doğan, renk, süs, tarihi göndermeler ve mizahı yeniden tasarıma katan akımı ifade eder.
Postmodern mimarinin özellikleri nelerdir?
Postmodern mimari tarihi öğelere esprili göndermeler, cesur renk kullanımı, abartılı ölçekte kapı ve şömine gibi detaylar, keskin geometrik formlar ve kendini çok ciddiye almayan bir tasarım dili ile tanınır.
Postmodern mobilya nasıl tanınır?
Postmodern mobilya heykelsi formları, canlı ve zıt renkleri, desenli laminat ya da terrazzo yüzeyleri ve oyuncak gibi görünen ama işlevini koruyan tasarımıyla tanınır. Geometrik sehpalar, renkli berjerler ve farklı formlarda pufler tipik örneklerdir.
Modern ile postmodern arasındaki fark nedir?
Modern tarz sadeliği, işlevi ve nötr renkleri öne çıkarır; süsü gereksiz görür. Postmodern tarz ise süsü, rengi, tarihi göndermeleri ve mizahı geri getirir, birbirine uymayan parçaları bilinçli bir düzen içinde bir araya getirir.
Postmodern ev dekorasyonu küçük evde uygulanır mı?
Uygulanır, ancak ölçülü olmak gerekir. Küçük evde sakin bir duvar rengi üzerine bir renkli koltuk, bir geometrik sehpa ve birkaç grafik aksesuar eklemek, alanı yormadan postmodern etkiyi yakalamak için yeterlidir.